24 Kasım 2007 Cumartesi

"Kuzey Rüzgârı" artık Kadir İnanır'sız...


Aslında perşembenin gelişi çarşambadan belliydi... Kadir İnanır'ın bir süre önce başrolünü oynadığı "Kuzey Rüzgarı"nın setinde kendi dizisi de dahil olmak üzere dizi sektörüne dair söylediği sözler onun dizideki sonunu getireceğinin habercisiydi.
Peki İnanır, başrolünü oynadığı bir diziyle yollarını ayıracak neler söylemişti:
"Türkiye'de diziler sinema filmi kadar uzunlukta çekiliyor. 90 dakikalık bir film bir iki ayda çekiliyor. Biz 90 dakikalık bir diziyi bir haftada çekiyoruz. Senaryoları sette görüyoruz, eleştiri hakkımız bile olmuyor. İnsanlar sabahlara kadar uykusuz, gözleri patlak bir şekilde dizi çekiyor. Zamana karşı amansız yarışta işin kalitesi düşüyor. Seyirciye saygısızlık ediliyor. Seyirci de bu hataları cezasız bırakmıyor. Dizi sektörü kendine ihanet ediyor."
Kadir İnanır'ın Oktay Kaynarca ile başrolünü paylaştığı "Kuzey Rüzgarı"nın yön değiştirmesine ilişkin de şöyle bir eleştirisi vardı:
"Diziye kabadayı dünyasının öyküsü olarak başladık. Plastik dünyanın naylon delikanlılarını ortaya çıkaracaktım ama iş pastel bir aşk öyküsüne dönüştü, haliyle reytingler de düştü. Bu yanlış düzelmezse 13. bölümden sonra yokum..."
Her dizide ortalama 80 kişi çalışıyor. Bu, çekimi süren dizilerde 5 bin civarında emekçi demek...
İnanır'ın "dizi vahşeti"ne dair söylediklerinin altına öyle sanıyorum ki dizi sektöründen ekmek yiyenlerin çoğu da imza atar...
Ancak altına imza atılan İnanır'ın infazı oldu. Niye?
İlk kez biri çıkıp "Kral çıplak" dedi diye...
İnanır'ın söylediklerini "Yediği kaba tükürmek" veya "Ekmek yediği yere ihanet" olarak algılayanlar, kafa kafaya verip, düğün sahnesindeki bir çatışmada Kadir İnanır'ı vurup, diziden çıkarmaya karar verdi.
Bu kararı alanlar da aslında İnanır, "Böyle giderse 13. bölümden sonra yokum" derken asıl kastettiği şeyin diziden ayrılmak değil, "Kuzey Rüzgarı"nı pastel bir aşk hikayesinden çıkartıp, kabadayı kulvarına sokmak istediğini biliyor.
Tabii şöyle de bir gerçek var.
Kadir İnanır, Tarık Akan, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit gibi Yeşilçam'ın starlarını taşımak da - maddi ve manevi olarak - fedakarlık gerektirir. Her yapımcı da bu dengeyi sağlıklı kuramayabilir...
"Kuzey Rüzgarı"ndaki karşılıklı bu inatlaşma ve güç savaşı öyle bir hal aldı ki yapımcı İbrahim Mertoğlu'nun önünde iki seçenek kaldı.
Ya İnanır'ın söylediklerine katlanacaktı ya da İnanır'ı kanatlandıracaktı.
İbrahim Mertoğlu ikinci yolu seçti.
Söylenenlere göre Mertoğlu bu kararı Show TV Genel Müdürü Saner Ayar'ın bilgisi dahilinde verdi ve senariste 13. bölümü Kadir İnanır'ı vurulup diziden çıkarılacak şekilde sipariş etti. Senaryo bu şekilde yazıldı. Ancak İnanır, dizide kendisi için reva görülen bu "son"a tepki gösterince senaryo değişti.
Sette son şekli verilen senaryoda yine düğünde bir silahlı çatışma sahnesi var.
Çatışma başladığında salonda olan İnanır, çatışma bittiğinde kayıplara karışacak. İnanır, senaryo gereği vurularak değil de adeta ışınlanarak diziden çıkarılacak.
Sözünü ettiğim bu sahneler "Kuzey Rüzgarı"nın pazartesi akşamı Show TV'de ekrana gelecek 13. bölümünde yaşanacak.
Ve "Kuzey Rüzgarı"nda meydan Oktay Kaynarca'ya kalacak.
14. bölümden itibaren dizinin tüm reyting başarısı ya da başarısızlığının faturası da Kaynarca'ya çıkacak.

Kaynak: Milliyet.com.tr

Bir dizide ölen, öteki diziye kapak atıyor...


Dizi furyasına yetişemeyen oyuncuların işine senaristler el atıyor. Özellikle yan karakterlerde rol alan oyuncular,
aynı anda iki dizide oynayamayacağı için senaryo gereği ya hastalanıp ölüyor, ya uçak kazası geçiriyor ya da kalp krizine yenik düşüyor. Binbir Gece’nin Zafer abisi, Senden Başka’nın Sevgi Hanım Teyzesi ve Hatırla Sevgili’nin Şevket Bey’i artık yeni rollerini ezberliyor...
Dizi furyasına ne sponsorlar, ne izleyiciler, ne de oyuncular yetişebiliyor. Büyük altın firmalarıyla başlayan sponsorluklar sucuk firmalarına kadar düştü. Önceleri haftada bir ya da iki dizi takip eden izleyiciler, artık her akşam bir dizi izliyor, hatta bazı akşamlar iki diziyi aynı anda idare etmek zorunda kalıyor. Elbette bu yoğun tempoya oyuncuların da yetişmesi zor. Özellikle yan karakterlerde oynayan bazı oyuncular dizi dizi dolaşıp duruyor. Aynı anda iki dizide birden oynayamayacağı için de senaryo gereği ya hastalanıp ölüyor, ya uçak kazası geçiriyor, ya da kalp krizine yenik düşüyor.

‘Hatırla Sevgili’ dizisinde savcı Şevket Gürsoy karakterini canlandıran Avni Yalçın, kısa süre önce görkemli bir ölüm sahnesiyle diziye veda etmişti. Bu ölüm, dizideki ailesi kadar ekrandakileri de üzmüştü. Şevket Bey’in ardından diziye sadece onun vasiyeti kaldı. Çünkü eşi Selma Hanım’dan, torunu Rüya’ya kendisini anlatmasını istemişti. Peki, bu zamansız ölüm nereden mi çıkmıştı? (Genellikle ölümün nereden çıktığını sorgulamayız; ama iş dizide olunca böyle sorasımız geliyor işte.) Sebebi kısa bir süre sonra anlaşıldı. Yalçın, bundan sonra ATV’nin yeni dizisi Karayılan dizisinde rol alacak. Birinci bölümü bu hafta yayınlanmaya başlayan dizide henüz kendisini göremedik; ama yakında karşımızda olacak.

ATV’de yaz dönemi için tasarlanan, ancak çok sevildiği için yeni sezonda da devam eden ‘Senden Başka’ dizisinin fedakar annesi Sevgi Hanım Teyze de kısa süre önce hastalanıp, yataklara düştü... İyileşecek diye beklerken baktık ki, kızlarını yalnız bırakıp gitti. Ailesine düşkün, fedakar ve mazbut ev kadını, bu kez Show TV’de yayınlanan Eşref Saati’nde Şadiye Hanım olarak, tam ters bir karakterde çıktı karşımıza. Bilge Şen’in oynadığı Şadiye Hanım, kıvır kıvır saçları, şıkır şıkır yürüyüşüyle dizinin en renkli oyuncusu... En son dizi değiştiren kahramanımız ise Metin Belgin... Yani Binbir Gece’nin Zafer Abi’si. Şimdi Star TV’de yeni yayınlanmaya başlayan Fedai’de Aziz Hamza rolünde. Bir bankanın Lübnanlı ortağını oynayan Belgin’i, Binbir Gece’de son olarak uçağa binerken görmüştük. Kazakistan’a giden uçak kaza yapınca, sevenleri Zafer Gündüzalp’e, Metin Belgin de diziye veda etmişti. Belgin, Fedai’de rol arkadaşı Tamer Karadağlı kadar olmasa da yine ağır abi rollerinde... Ne olsa, ünlü bir şarkıcıyı korumak için rol kesiyor.