23 Eylül 2008 Salı

Hadi Çaman artık yok...

Türk tiyatrosunun ünlü isimlerinden Hadi Çaman kaldığı huzurevinde dün akşam hayata gözlerini yumdu. Sanatçı, uzun süredir ALS hastalığıyla mücadele ediyordu.

Yaklaşık bir yıldır, sinir sistemini etkileyen ALS hastalığıyla mücadele eden Hadi Çaman, bir süredir kaldığı Kızıltoprak Doğa Huzurevi’nde dün akşam hayata veda etti. Huzurevinin sahibi Levent Cebir, Çaman’ın saat 18.00’de kendisini ziyarete gelen Müjdat Gezen Sanat Merkezi öğrencileriyle sohbet ettiğini, saat 19.00’da ise kalp ve solunum yetmezliği nedeniyle vefat ettiğini söyledi.

Bugün toprağa verilecek


Sanatçının cenazesi, bugün saat 11.00’de Nişantaşı’nda bulunan Yeditepe Oyuncuları salonunda düzenlenecek törenden sonra Teşvikiye Camii’nde kılınacak öğle namazının ardından defnedilecek.

Türk tiyatrosunun en vefalı isimlerinden biriydi Hadi Çaman. Hastalanan, dara düşen her meslektaşının yanında oldu, her meslektaşının cenazesinde saf tuttu.
13 Ocak 1943’te Kastamonu’da doğan sanatçı, ilk ve ortaöğrenimini Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi’nde tamamladı, liseyi bitirdikten sonra önce İstanbul Hukuk Fakültesi’nde, ardından Belediye Konservatuarı’nda okudu. Profesyonel olarak sahneye ilk kez 1962 yılında Dormen Tiyatrosu’nda çıktı. Ardından Kenter Tiyatrosu’nun açtığı sınavı kazanarak “Altın Yumruk” adlı oyunda rol aldı. Daha sonra Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu, Nisa Serezli-Tolga Aşkıner Tiyatrosu, Miyatro (Müjdat Gezen), Şan Tiyatrosu gibi tiyatrolarda çalıştı.

Erotik komedilerin yıldızı

1970 yılında “Adım Kan, Soyadım Silah” adlı filmle adım attığı sinemada, onlarca filmde rol aldı. Bunlardan bazıları, ‘70’lerin ünlü erotik komedileriydi. 1982 yılında kendi tiyatrosunu Yeditepe Oyuncuları adı altında kurdu. Bu tiyatroda “Kelebekler Özgürdür”, “Durdurun Dünyayı İnecek Var”, “Matruşka”, “Küheylan”, “Aşk Dediğin Nedir Ki?”, “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” gibi oyunları yönetti ve oynadı.

‘Hepsi ülkeme helal olsun’

2002 yılında kendisinin 40’ıncı, tiyatrosunun 20’inci yılını kutlayan Çaman, hazırladığı dergiden şöyle sesleniyordu seyircilerine: “Yüze yaklaşan oyun. Bir o kadar ustayla, göz göze soluk soluğa geçen muhteşem günler. Yirmi yıl, aralıksız ışık saçmak için verilen sonsuz savaş. Onlarca genç insana açılan kucak.

Yazılan, yönetilen oyunlar, kazanılan sayısız ödül. En önemlisi, ülkemizde bir ilke imza atıp, bir müsamere salonundan, kültür merkezine dönüştürülen koca bir yapı. Kısacası bir ömür! Seve seve, özveriyle, içtenlikle, gönülden sunulan bir yaşam. O arada yetiştirilen, büyütülen, 30 yaşına erişen bir oğul. Hepsi ülkeme helâl olsun.”

12 Mart 2008’de meslektaşları, tedavisi süren Çaman’a maddi destek sağlamak amacıyla bir gece düzenledi. Çaman, geçtiğimiz mayıs ayından bu yana yaşamını kaybettiği İstanbul Kızıltoprak’taki Doğa Huzurevi’nde kalıyordu.

9 aydır hastalığı yenmeye uğraşıyordu

2002’de anılarını kaleme aldığı “Güzeltmek” adlı kitabını yayımlayan Hadi Çaman’a, 2007’nin son günlerinde ALS teşhisi konmuştu. Sanatçı, oğlu Doç. Dr. Mehmet Efe Çaman’ın öğretim üyesi olduğu Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi’nde birsüre yoğun bakımda kalmıştı.